Önümüzdeki hafta (20 Haziran'da) Blogistan birinci yılını dolduracak. Gönül isterdi ki başıma bu talihsiz olaylar gelmesin, eski sayfam açık olsun ve birinci yılımı tüm yazılarımla oradan duyurayım. Olmadı işte, ne yapalım. Kısmet yeni bir sayfada kutlamakmış bu birinci yaşı.
Bu bir yıl içinde neler yazmışım diye baktım geçenlerde. Bloglarla ilgili yaptığım çalışmayı eklemişim ilk olarak. Sonra bir sürü ödev atmışım, sıkıştıkça. Arada diğer bloglardan haber vermişim. Bazen de okuduğum, gördüğüm ilginç şeyleri aktarmaya çalışmışım. Zaman da su gibi akıp geçmiş.
Birinci yaşımı kutlarken, yeniden ilk postumu yayınlamaya karar verdim. İşte o ilk yazım…(Bu arada ne tesadüftür ki Blogistan ve benim yaşgünlerim birbirine çok yakın tarihler. Ama sakın yaşımı sormaya kalkmayın
Blogistan'ın Keşfi
24 Nisan 2005: Bir Pazar sabahı ve kahvaltı sonrası gazete keyfi yapıyorum. Milliyet Business ekinde ufak bir yazı gözüme çarpıyor. “Arama motorlarının yerini bloglar alıyor.” Hayırdır inşallah. Blog’da nedir diye aklımdan geçiriyorum. Bir yandan da gözümde bir blog canlandırmaya çalışıyorum, uzaylı bir yaratık, virüs benzeri bir yazılım… yok olmuyor (Nedense isim aklımda hep kötü görüntüler oluşturuyor.)
Bu arada yazıyı da okumaya başlıyorum ve nihayet türkçe bir karşılık buluyorum, blog’un anlamı “ağ günlükleri”ymiş. İyi, güzel, bazıları günlüklerini internette tutmaya başlamış demek ki diyorum içimden. Ama yazıya devam ettikçe daha da şaşırıyorum. Blogsfer denen bir yerde 8 milyondan fazla blog yaşıyormuş ve her gün bunlara binlerce yeni blog ekleniyormuş. CNN, NY Times, Guardian, GE gibi pek çok büyük kuruluş kendi bloglarını kurmuş. Hatta bununla da kalınmamış, internette en sık ziyaret edilen bloglara “Bloggies” ödülü verilmiş. Ödül alan bloglara hızlıca bir göz atıp bırakıyorum. Artık yaşlanmaya başladım diye düşünüyorum. Dünyada milyonlarca kişiyi saran bir çılgınlığı ben yeni farkediyorum.
1 Mayıs 2005: Yine bir Pazar sabahındayım, elimde gazetem yanımda çayım, haftanın en güzel saatlerini geçiriyorum. Hayır, olamaz. Yine mi ? Yer: Hürriyet Gazetesi, köşe: Atıf Hoca’nın Not Defteri, başlık: “Blogsfer pazarlamayı etkiliyor.” Başlıyorum okumaya, okudukça da merak etmeye. Yok diyorum kendime, bu böyle olmayacak. Kalkıyorum gazetelerimin başından, çayımı da alıp açıyorum interneti. Başlıyorum taramaya, acaba bloglar hakkında ne çıkacak karşıma diye. Önce Google’ı deniyorum. Yaklaşık 90.000.000 sonuç çıkıyor karşıma. Hayır yanlış yazmadım ve siz de doğru okudunuz, tam 90 milyon sonuç. (Ama sanırım blog camiası zaten bunun farkındadır) Bunların arasında biraz geziniyorum ve farkediyorum ki benim aradığım biraz daha akademik bir bilgi! Bu sefer Anadolu Üniversitesinin veritabanlarına giriyorum, umudum buradan daha az sayıda tarama sonucu çıkması. 862 adet makale buluyorum ve şaşırıyorum. Atı alan Üsküdar’ı geçmiş ve biz ayakta uyumuşuz. Karar veriyorum o anda, bu bloglar iyice araştırılıp, öğrenilecek. Pazarlamayla ne gibi bir etki içindeymiş görülecek…
İşte blog işine bulaşmam böyle oldu. Şimdi kendimi çekip alamıyorum Blogistan'ın içinden. Ancak bu işte daha emekleme aşamasındayım. Yavaş yavaş öğreniyorum.
Blogistan'da nelerden bahsedeceğimize gelince, herşeyden önce bloglar ile ilgili bir dünya araştırma yaptım ve bunlar boşa gitsin istemiyorum. Bu nedenle önce Blogistan'ı ve Blogistanlıları anlatmayı planlıyorum. (Tabi pazarlama bağlantısı içinde)
Başka ne anlatacaksın derseniz, onu şu anda ben de bilmiyorum. Hele ben bir Blogistan'ı anlatmaktan sıkılayım da gerisini sonra düşünürüm.
Şimdilik herkese merhabalar