Archive for June, 2006

Bu Bir Blog Turu Duyurusudur

Geçenlerde Yavuz Odabaşı'nın Tüketim Kültürü kitabının yeniden yayınlandığını yazmıştım. Bunun üzerine Özgür Alaz muhteşem bir fikirle çıktı karşıma: "bir blog turu düzenleyelim mi Yavuz Hoca için" dedi. Nedir o blog turu dememe kalmadan mailinin alt kısmında ihtiyacım olan açıklamayı buldum.

Geçen sene Seth Godin yapmış bu blog turu işini. Bazı bloglara ziyaretçi olmuş ve onların merak ettikleri soruları yanıtlamış. İşte bizim blog turumuz da böyle birşey olacak dedi Özgür. Yavuz Hoca, blog yazarlarının tüketim kültürüyle ilgili merak ettikleri soruları yanıtlayacak.

train.pngHemen kolları sıvadık. Önce Yavuz Hoca'ya sorduk, nasıl bakar böyle bir fikre diye. Sizler yardımcı olursanız neden olmasın dedi. E tamam o zaman, biz elimizden geleni yaparız deyip başladık işe. Sağolsun bir çok blog yazarı da bu önerimize olumlu cevap verdi ve işte o büyük an geldi. Blog Turu başlıyor.

İlk olarak Özgür Alaz'la başlıyoruz. Muhteşem sorular sormuş kendisi. Bakalım nasıl oluyor bu blog turu, merakla Özgür'ün yazısını bekliyorum.

Bu arada, ben bu blog turunda yer almıyorum. Yavuz Hoca benim üniversitede hocam olduğu için bunun çok doğru olmayacağını düşündüm (hayır soru sormak dert değil, sorarım ama sen bunu öğrenmeden nasıl geçtin o dersleri derse ayvayı yerim o bakımdan :) Şaka bir yana, ben hafta hafta blog turunu izleyip, sizlere bunlarla ilgili yazılar ve yorumlar yazmaya devam edeceğim. 

Hadi bakalım, başlıyor blog turu…  

Blog turuna katılan tüm bloglar (şimdilik): Özgür Alaz, İsmail Kaya, Selim Yörük, Onur Yüksel, Marketing Post ve A.Selim Tuncer


12 comments June 22, 2006

Müşteriyi Bilen Biliyor

İsmail Hoca yine çok önemli konuda bizlere bir hatırlatma yapıyor. Bence bu yazıyı kaçırmayın ve mutlaka okuyun. Müşteriyi Bilen Biliyor.


Add comment June 21, 2006

Mutlu Yıllar Blogistan

birthday-round-8.jpg

Refik'in önerisiyle size pasta yaptırdım, bir dilim almadan geçmeyin.


11 comments June 20, 2006

Koca Bir Yılı Geride Bıraktım…

Önümüzdeki hafta (20 Haziran'da) Blogistan birinci yılını dolduracak. Gönül isterdi ki başıma bu talihsiz olaylar gelmesin, eski sayfam açık olsun ve birinci yılımı tüm yazılarımla oradan duyurayım. Olmadı işte, ne yapalım. Kısmet yeni bir sayfada kutlamakmış bu birinci yaşı.

Bu bir yıl içinde neler yazmışım diye baktım geçenlerde. Bloglarla ilgili yaptığım çalışmayı eklemişim ilk olarak. Sonra bir sürü ödev atmışım, sıkıştıkça. Arada diğer bloglardan haber vermişim. Bazen de okuduğum, gördüğüm ilginç şeyleri aktarmaya çalışmışım. Zaman da su gibi akıp geçmiş.

Birinci yaşımı kutlarken, yeniden ilk postumu yayınlamaya karar verdim. İşte o ilk yazım…(Bu arada ne tesadüftür ki Blogistan ve benim yaşgünlerim birbirine çok yakın tarihler. Ama sakın yaşımı sormaya kalkmayın :)

Herkese yeniden merhaba

Blogistan'ın Keşfi

24 Nisan 2005: Bir Pazar sabahı ve kahvaltı sonrası gazete keyfi yapıyorum. Milliyet Business ekinde ufak bir yazı gözüme çarpıyor. “Arama motorlarının yerini bloglar alıyor.” Hayırdır inşallah. Blog’da nedir diye aklımdan geçiriyorum. Bir yandan da gözümde bir blog canlandırmaya çalışıyorum, uzaylı bir yaratık, virüs benzeri bir yazılım… yok olmuyor (Nedense isim aklımda hep kötü görüntüler oluşturuyor.)

Bu arada yazıyı da okumaya başlıyorum ve nihayet türkçe bir karşılık buluyorum, blog’un anlamı “ağ günlükleri”ymiş. İyi, güzel, bazıları günlüklerini internette tutmaya başlamış demek ki diyorum içimden. Ama yazıya devam ettikçe daha da şaşırıyorum. Blogsfer denen bir yerde 8 milyondan fazla blog yaşıyormuş ve her gün bunlara binlerce yeni blog ekleniyormuş. CNN, NY Times, Guardian, GE gibi pek çok büyük kuruluş kendi bloglarını kurmuş. Hatta bununla da kalınmamış, internette en sık ziyaret edilen bloglara “Bloggies” ödülü verilmiş. Ödül alan bloglara hızlıca bir göz atıp bırakıyorum. Artık yaşlanmaya başladım diye düşünüyorum. Dünyada milyonlarca kişiyi saran bir çılgınlığı ben yeni farkediyorum.

1 Mayıs 2005: Yine bir Pazar sabahındayım, elimde gazetem yanımda çayım, haftanın en güzel saatlerini geçiriyorum. Hayır, olamaz. Yine mi ? Yer: Hürriyet Gazetesi, köşe: Atıf Hoca’nın Not Defteri, başlık: “Blogsfer pazarlamayı etkiliyor.” Başlıyorum okumaya, okudukça da merak etmeye. Yok diyorum kendime, bu böyle olmayacak. Kalkıyorum gazetelerimin başından, çayımı da alıp açıyorum interneti. Başlıyorum taramaya, acaba bloglar hakkında ne çıkacak karşıma diye. Önce Google’ı deniyorum. Yaklaşık 90.000.000 sonuç çıkıyor karşıma. Hayır yanlış yazmadım ve siz de doğru okudunuz, tam 90 milyon sonuç. (Ama sanırım blog camiası zaten bunun farkındadır) Bunların arasında biraz geziniyorum ve farkediyorum ki benim aradığım biraz daha akademik bir bilgi! Bu sefer Anadolu Üniversitesinin veritabanlarına giriyorum, umudum buradan daha az sayıda tarama sonucu çıkması. 862 adet makale buluyorum ve şaşırıyorum. Atı alan Üsküdar’ı geçmiş ve biz ayakta uyumuşuz. Karar veriyorum o anda, bu bloglar iyice araştırılıp, öğrenilecek. Pazarlamayla ne gibi bir etki içindeymiş görülecek…

İşte blog işine bulaşmam böyle oldu. Şimdi kendimi çekip alamıyorum Blogistan'ın içinden. Ancak bu işte daha emekleme aşamasındayım. Yavaş yavaş öğreniyorum.

Blogistan'da nelerden bahsedeceğimize gelince, herşeyden önce bloglar ile ilgili bir dünya araştırma yaptım ve bunlar boşa gitsin istemiyorum. Bu nedenle önce Blogistan'ı ve Blogistanlıları anlatmayı planlıyorum. (Tabi pazarlama bağlantısı içinde)

Başka ne anlatacaksın derseniz, onu şu anda ben de bilmiyorum. Hele ben bir Blogistan'ı anlatmaktan sıkılayım da gerisini sonra düşünürüm.

Şimdilik herkese merhabalar


16 comments June 13, 2006

Tüketim Kültürü

Birinci baskısı 1999 yılında yapılan ve tükendiği için uzun zamandır piyasada bulunamayan bir kitabın yeniden yayınlanma haberini vermek istedim sizlere.

Sözünü ettiğim kitap, Yavuz Odabaşı'nın "Tüketim Kültürü: Yetinen Toplumdan Tüketen Topluma" isimli kitabı. Gözden geçirilmiş ve genişletilmiş baskısı Sistem Yayıncılık'tan çıktı. Kitap oldukça geniş bir kaynak taramasını içeriyor. Ancak bu teorik çerçeve güncel örmeklerle de tamamlanarak, kitap daha da zenginleştirilmiş. Tüketim konusuna ilgi duyan herkesin bu kitabı okuması gerektiğini düşünüyorum (sadece pazarlamacıların değil tüketicilerin de - hatta belki de tüketicilerin daha fazla) 

 

Kitabın ilk baskısı için yapılan tanıtımlardan birkaçını da burada aktarmak istedim;

Batı dünyasında yıllardır araştırılan, ülkemizde de son yıllarda gündeme gelen konulardan biri olan tüketim kültürü, Yavuz Odabaşı'nın kitabında ideolojisi ve güncel uygulamaları ile birlikte anlatılıyor. Yazar bir pazarlama kuramcısı olarak, bu kültürel gerçekliği enine boyuna tartışıyor ve aslında kuramsal bir derinlik taşıyan bu konuyu yalın ve kolay algılanabilir bir biçemle bizlerle paylaşıyor. (Milliyet Kitap, Haziran 1999)

Özünde, yaşamak için kaçınılmaz olan tüketim, günümüzün karmaşık yapılı toplumlarında bir yaşam biçimi ve yaşama kalitesi olarak çoğumuzun beyninde kurgulanmaktadır. Toplum içinde bir sınıflandırma yarattığı için tüketim ayrıca en çok konuşulan ve eleştirilen konuların başında gelir. Kitabın yazarı Yavuz Odabaşı tüketim kültürünün neden böylesine sert eleştirilere maruz kaldığını açıklama amacıyla ele aldığı eserinde tüketimin aynı zamanda yaşamsal öneminden söz ediyor. Tüketim dairesi içinde Modernizm Post-Modernizm karşıtlığını kullanarak değişen tüketici alışkanlıklarını sorguluyor.

"Tüketiyorum o halde varım!" diyen her bireyin haz arayıcılığı ve bireysel servet avcılığı kıskacında nasıl bir tüketim devi haline dönüştüğünü pazarlama biliminin yöntemleri ile açıklayan Odabaşı'nın kitabında yetinen toplumdan tüketen topluma gelişin macerasını bulacaksınız. (insankaynaklari.com)

Prof. Dr. Yavuz Odabaşı bu kitabında, Tüketim Kültürünü, hem de karşı cepheden, pazarlama alanında uzun yıllar çalışan bir öğretim üyesinin, bir tüketim kuramcısının, analitik ve eleştirel gözüyle enine boyuna inceliyor.(Tanıtım Bülteninden) 

Kitabın içindeki başlıklar ise şöyle;

  • Sevgili Tüketim Perisi

  • Tüketim Toplumu İdeolojisi

  • Kültür Üretim Sistemi

  • Sembolik Tüketim

  • Hedonizm

  • Materyalizm

  • Farkedilmeyi Farkettirmek

  • Postmodernizm ve Tüketici

  • Tüketirken Tükenmek

  • Bir Yaşam Biçimi

  • Yaşam Kalitesi


6 comments June 5, 2006


"Uygulamaya elvermeyen teori anlamsız, teoriye dayanmayan uygulama ise kısırdır." Leonardo da Vinci

İletişim

Kategoriler

Arşiv

Popüler Yazılar

Son Yorumlar

Süleyman SÖNMEZ on Bloglar ve Pazarlama
Emrah Doğan on Bloglar ve Pazarlama
zeynepozata on Bloglar ve Pazarlama
tasdemir on Bloglar ve Pazarlama
Bloglar ve Pazarlama… on Kimsenin çıkın gidin diyeme…

Links

Yakın Takip

Subscribe in NewsGator Online

Subscribe in Bloglines

Ziyaretçilerde Son Durum

free webpage counters

Tags