Almanya’daki Türkler nasıl yaşıyor, nasıl tüketiyor?
June 30, 2009
Yaklaşık 3 yıl önce Selim Abi Gazi peynirleri ve etno-marketing konulu bir yazı yazmış ve yazının sonunda da topu bana atmıştı. Şimdi kendisinden bu pası alıyor, bu konuda üniversitemizde yapılan ve yakın zamanda bitecek olan bir araştırmayı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Araştırma’nın konusu “Almanya’daki Türk Göçmenlerin Davranışları ve Tüketici Kültürleşmesi”. Çalışma TÜBİTAK’ın 1001 Projesi kapsamında destekleniyor. Proje ekibi ise konusunda uzman 6 kişiden oluşuyor. Projenin yürütücüsü İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi ve aynı zamanda Pazarlama Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sevgi Ayşe Öztürk. İşletme Fakültesi öğretim üyesi ve dekanı Prof Dr. Necdet Timur ile Edebiyat Fakültesi dekanı ve aynı zamanda Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nadir Suğur ise projede araştırmacı olarak görev yapıyorlar. Projenin danışmanlığını ise, Almaya’daki Türkler ile ilgili çok önemli araştırmaları da olan Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi kurucu dekanı Prof. Dr. Asker Kartari ile Köln Üniversitesi Kültürlerarası Araştırmalar Merkezi’nde öğretim üyesi olan Doç. Dr. Uğur Tekin yürütüyor. Bilecik Üniversitesi öğretim görevlisi Nurdan Sevim ise projede yardımcı araştırmacı olarak çalışıyor.
Alanda ilk defa böyle bir araştırma yapılıyor olması nedeniyle Sevgi Hocamdan çalışmanın detaylarını bizlerle paylaşmasını istedim. Sağ olsun o da beni kırmadı ve sorularımı cevapladı. Umarım çalışma sizlerin de ilgisini çeker.
Böyle bir çalışma yapmak aklınıza nereden geldi?
Eskişehir ve çevresi yurtdışına çok göç vermiş bölgelerden birisidir. Her yaz çarşıda pazarda yurtdışında çalışıp da yaz tatillerinde Türkiye’de geçirenleri görmek mümkündür. Bu insanlar bizden çok daha gelişmiş pazarlara sahip ülkelerden gelip de acaba buralardan ne alırlar diye hep merak ederdim. Yakın zamanda etnik pazarlama konusu da gündeme gelmeye başlayınca neden biz de yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızla ilgili bir çalışma yapmıyoruz diye düşündük. Çalışmanın ilk fikri böyle çıkmış oldu.
Görüşülen ailelerden birisinin evinde
Araştırmanın tam olarak konusu ve kapsamı nedir?
Biz en çok Türk göçmenin yaşadığı Almanya özelinde bu araştırmayı gerçekleştirmeye karar verdik. Amacımız, burada yaşayan Türk göçmenlerin tüketim davranışlarını ve kalıplarını ortaya çıkartmaktı. Şunu biliyoruz ki göçmenler orijin kültürlerinden çıkıp başka bir kültürde yaşamaya başladıklarında, sahip oldukları kültürde bir değişim de başlıyor. Literatürde bu olgu kültürleşme (kültürel asimilasyon) olarak adlandırılıyor. Kültürden ayrı olarak düşünemeyeceğimiz tüketim de işte bu kültürleşme sürecinden önemli ölçüde etkilenebiliyor. Biz de çalışmamızda temel olarak şu sorulara yanıt aradık. Almanya’da yaşayan Türk göçmenler kendi orijin tüketim kültürlerini ne oranda koruyorlar? Alman tüketim kültüründen neyi, ne kadar aldılar? Bu süreçte dil, etnik kökene bağlılık, kalış süresi, din ve çevresel faktörlerin etkisi ne düzeyde oluyor? Almanya’da yaşayan Türk göçmenler arasındaki tüketici kültürleşme düzeylerinde bir fark var mı ve varsa bu fark ne düzeyde?
Görüşülen ailelerden birisinin hobi bahçesi
Peki, araştırmayı nasıl gerçekleştirdiniz?
Araştırma üç farklı aşamada gerçekleştirildi. Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Türkiye’ye tatile gelen göçmenlerle ilk görüşmeleri yapmaya başladık. Bu görüşmelerdeki amacımız, Almanya’da yapılacak görüşmelere bir ön hazırlık yaparak, asıl araştırmada kullanacağımız soruları belirlemekti. Bu aşamada 8 Türk göçmenle pilot görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın ikinci ve üçüncü aşamalarını ise Türk nüfusun yoğun olarak yaşadığı Köln’de gerçekleştirdik. İkinci aşamada 17 kişi ile yaptığımız derinlemesine görüşmelerin yanında evleri de ziyaret edilerek tüketim kalıplarını, bu kalıplardaki değişimi anlamaya çalıştık. Elbette görüştüğümüz kişilerin farklı kuşaklardan olmasına da dikkat ettik. Diğer taraftan, Türklerin yoğun alışveriş yaptıkları pazarları, bakkal ve marketleri, çeyiz-gelinlik mağazalarını ziyaret ettik ve bazılarının sahipleri ile görüşmeler yaptık, fotoğraflar çektik. Son aşamada ise yaklaşık 450 kişiye bir anket uyguladık. Bu ankette katılımcıların etnik kimliklerine olan bağlılıklarını, dil kullanımı tercihlerini, aile değerlerini, tüketim kalıplarını ve medya tüketimleri üzerine sorular sorduk. Ayrıca gıda, otomobil, finansman sektörlerine yönelik alışverişleri ile dışarıda yemek yeme alışkanlıklarını inceledik. Anketler toplandı ancak henüz analizleri sonuçlanmadı.
Görüşülen üçüncü kuşak ailelerden birisinin mutfağı
Tam sonuçlar olmasa da en azından şimdiye kadar elde ettiğiniz bulgulardan bize birkaç örnek verebilir misiniz?
Görüşmelerde gördük ki göçmenler ne kendilerini tam bir Alman gibi görebiliyorlar, ne de onların yaşam tarzı ile rahat hissediyorlar. Mesela Türkiye’den özledikleri çok ilginç şeyler var. Konuşmalarımızda sıcacık bir İstanbul simidine, kuruyemişçiden alınan sıcacık çereze, Türk suyuyla yapılmış çaya özlemlerini dile getirdiler. En büyük özlemlerinden birisi de çay bahçesi. Örneğin dil kullanımları ile ilgili ilginç sonuçlar çıktı. Aileler kendi anne-babaları ve arkadaşları ile Türkçe konuşmayı tercih ediyorlar ama çocukları ile Almanca konuşmaya çalışıyorlar. Bunun da en önemli sebebi çocukların okulda diğer çocuklardan geri kalmaması isteği. Bir diğer ilginç gözlemimiz ise medya tüketimlerine yönelik oldu. Reklam çok fazla izlemediklerini söyleyen tüketiciler, Türk kanallarındaki dizileri kaçırmıyorlar ama haberleri Alman kanallarından takip ediyorlar. Bir şekilde hayal dünyaları Türk kanalları ama gerçek dünyaları Alman kanallarında…
Nippes pazarından bir görüntü
Peki, araştırmanın kesin sonuçlarına nereden ulaşabiliriz?
Araştırmamız ve analizlerimiz halen devam ediyor. Tamamlandığında bir rapor halinde yayınlanacak. Yayınlanır yayınlanmaz onun da haberini bu sayfadan veririz inşallah.
Ben de merakla sonuçların çıkmasını bekliyorum. Verdiği bilgiler için de Sevgi Hocama ayrıca teşekkür ediyorum.
3 Comments Add your own
Leave a Comment
Some HTML allowed:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>
Trackback this post | Subscribe to the comments via RSS Feed




1.
A. Selim Tuncer | June 30, 2009 at 9:29 pm
Ben de… Teşekkürler.
Sevgi Hoca’ya saygılar…
2.
video dersler | September 11, 2009 at 3:48 pm
ne varsa vatanda var gerisi boşşş…
3.
Blogmak | September 13, 2009 at 12:57 pm
Teşekkürler güzel bir yazı olmuş