Hayatımızın da Yedeğini Alıyoruz

May 26, 2006 at 3:03 pm 1 comment

Geçenlerde Marketing Post bir yazısında blogunu aynı zamanda arşiv tutmak için de yazdığını belirtmiş. Ben de ona bir yorum yazıp bu arşivin bir de yedeğini alması gerektiğini söylemiştim. Sonuna da "yakında kendi yaşamlarımızın da yedeğini almaya başlarsak şaşırmayacağım" diye yazdım.

Yorumu gönderdikten sonra aslında sürekli olarak yaşamlarımızın yedeğini aldığımızı düşündüm. Günümüzün teknolojisi bunu sağlıyor. Örneğin bloglar, yaşadıklarımızın bir yedeği değil mi. İster oradan buradan topladıklarımızı tutalım bunlarda isterse hayatın akışı içinde yaşadıklarımızı, karşılaştıklarımızı. Hepsi hayatımızın bir kesitini yedeklemiyor mu internette. Kaybolup gitmesini önlemiyor mu?

Eskiden sahip olduğunuz fotoğraf sayısını düşünün. Bir de dijital fotoğraf makineleri çıktıktan sonrasını düşünün. Sanırım bastırmaya kalksak albümlere hatta evlere sığmaz. Artık cep telefonları sayesinde her anımızı fotoğraflayabiliyoruz. Şimdi bakıyorum da, dijital fotoğraf makinemizi aldığımızdan bu yana hayatımın bu dönemini yansıtacak bir sürü belge olduğunu görüyorum. Hiçbir anın kaybolmasına izin vermiyoruz artık. 

E-maillerimizi saklıyoruz (hatta messenger konuşmalarını kaydedenler olduğunu öğrendim kısa süre önce). Bunlar bir yandan insanlarla ilişkilerimizin kayıtları ama bir yandan da bu ilişkilerin yedekleri belki de.

Bunu neden yapıyoruz diye düşündüm sonra. Belki de artık çok hızlı yaşadığımızdandır dedim kendi kendime. Öylesine hızlı yaşıyoruz ki, bu yaşadıklarımızı içimize sindiremeden başka bir şeylere atlıyoruz. Bu hız çabuk da unutturuyor bize yaşadıklarımızı belki de. Hatırlayamıyoruz neler yaptığımızı. Sonra dönüp yedeklerimizden kontrol ediyoruz nasıl yaşadığımızı, neler yaptığımızı ve neler söylediğimizi.

Biraz daha zorlarsak, bu durumu yaşadığımız enformasyon çağıyla da ilişkilendirebiliriz. Öylesine yoğun enformasyon ile karşı karşıya kalıyoruz ki, kendi yaşadıklarımız da bunlar içinde kaybolup gidiyor (çoğu öznelleştirilemeden) ve artık beynimiz bunları geri çağırmada yetersiz kalıyor. Üstelik artık, yaşadıklarımızı da beynimizde tutmaya çok fazla gerek yok, önemli olan iyi bir yedek. Gerektiğinde, dönüp bu yedek içinden çağırıyoruz yaşadıklarımızı.

Benim yorumumdan sonra Murat Esenli de bu fikri içeren bir filmden bahsetmiş. İnsanların beyinlerine takılı bir chip sayesinde hayatlarının filme alındığını söylemiş. Kim bilir, belki de yakın bir zaman sonra neler yaşadığımızı hatırlamak için beynimize değil bu chiplerdeki kayıtlara dönüp bakacağız, ne dersiniz?

Ben bu serbest dalış işini sevmeye başladım yahu:)

Entry filed under: Genel, Serbest Dalış. Tags: .

Şampiyon Es-Es Internet Musluk Değildir

1 Comment Add your own

  • 1. Cengizhan  |  May 26, 2006 at 9:44 pm

    O kadar hızlı yaşıyoruz ki, yaşadığımız an hep kaçıp gidiyor. Biz de onu hatırlamak için belgeliyoruz. Aklıma Oruç Arıoba geldi. Yaşadığın şu an geçiyor ve geçip gittiği için ölüyor. Yani şu an diye bir şey hiç bir zaman olmuyor. Bu durumda biz hep ölü bir anı mı düşünüyoruz. Ve yaşadığımız anı anca geçip gittikten sonra fark ettiğimiz için asla o anı yaşayamıyoruz. Ve çoğunlukla güzel bir anı yaşarken değil, birilerine ve kendine anlatırken mutlu oluyoruz. Neyse biraz için ağır oldu bu cümleler.

    Ama bir ay içinde Antalya’ya tatile gideceğim ve o anı hızlı yaşamayacağım. Donduracağım ve biraz maddi dünyadan uzaklaşacağım. Yine de dijital fotoğraf makinem dizimin dibinde olacak. Yani yedeklemeye devam… hayat işte.

    Reply

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


"Uygulamaya elvermeyen teori anlamsız, teoriye dayanmayan uygulama ise kısırdır." Leonardo da Vinci

İletişim

Arşiv

Yakın Takip

Subscribe in NewsGator Online

Subscribe in Bloglines

Ziyaretçilerde Son Durum

  • 321,028 hits
free webpage counters

%d bloggers like this: