Nihayet bizim de alışveriş merkezlerimiz oldu…

March 30, 2007 at 7:49 pm 10 comments

Evet, doğru duydunuz. Nihayet bizim de alışveriş merkezlerimiz oldu. Hem de iki tane birden ve üçüncüsünün de yapımı devam ediyor. Eskişehir alışveriş merkezsizlikten çatlıyormuş da bizim haberimiz yokmuş. Açılıştan itibaren her iki merkezde de izdiham yaşandı, alışveriş çılgınlığı ise halen devam ediyor.

İlk merkez Boyner’in büyük bir alana sahip olduğu Kanatlı Alışveriş Merkezi. Buna mikro alışveriş merkezi diyorum ben çünkü oldukça küçük ve çok az sayıda mağaza var içinde. İkincisi ise Neo. Yapı Kredi Koray’ın yaptığı ve doğruluğundan emin olmamakla birlikte Merrill Lynch’e satıldığını duyduğum bu alışveriş merkezinin taşıyıcısı ise Carrefour-SA. Neo İstanbul’daki alışveriş merkezlerini aratmıyor doğrusu. Hem mimarisi hem de içindeki mağazalar ile kendinizi başka bir dünyada hissediyorsunuz. Mimariyi çok beğendiğimi üzerine basa basa belirtmek istiyorum. Çok aydınlık ve havadar bir alışveriş ortamı yaratılmış.

logo_neo.gifNeo ile birlikte Eskişehir birçok yeni marka ve mağazayla da tanıştı. Carrefour-SA dışında Mudo, Hotiç, Esse, Gloria Jeans ilk anda aklıma gelenler. Ama Eskişehir çok yeni başka bir şeyle daha tanıştı. O da bu markaların müşteri odaklılığı ya da müşteriye bakış açısı ve yaklaşımı.

Eskişehir’e geldiğimden beri beni en çok sinirlendiren şey, esnafın müşteriye yaklaşımı olmuştur. Mağazaya giren müşteriyle ilgilenmemek için elinden geleni yapan, hatta müşteriyi küçümseyen tezgahtarlar, soru sorunca azarlayan satış temsilcileri, üründe sorun çıkınca müşteriyi suçlayan satıcılar, bir türlü gelmek bilmeyen servis araçları ve hatta müşteriye küsen mağaza çalışanlar ile karşılaştım. Tabii sinirim kalkmasın diye de alışveriş falan etmez oldum burada. Aylardır Neo açılsın diye bekliyorum. Neden biliyor musunuz? Eskişehirli tüketici esnafın bu iş bilmezliğini ve saygısızlığını fark etsin diye.

Ben iki farklı deneyimle yeniden müşteri odaklı firmaları hissettim bu merkezde. İlki Esse’den aldığımız soğuk buhar makinesiyle yaşandı. Makineye su doldurulan kapağı fazlasıyla sıkıştırmışız, bir türlü açılmak bilmiyor. Ellerimiz acıdı açmak için uğraşmaktan, ama açılmadı. Kalktık, korka korka götürdük Esse’ye. Yahu, biz böyle bir iş yaptık ama servisiniz varsa oraya götürelim diyeceğiz. Satış temsilcisi biraz uğraşıp açamayınca demez mi “abi uğraşmayın siz bununla, ben size yenisini vereyim. Ben bunu servise gönderip hallederim”. Küçük dilimizi yutacaktık neredeyse. Bunu Eskişehir’in yerli esnafından almış olsak, bize demediğini bırakmaz hatta makineyi yedirmeye bile kalkabilirdi.

04_neo.jpg

İkincisi Gloria Jeans’de yaşandı. Biz alışmışız burada geç bakan, hatta göz göze gelmemek ve sipariş almamak için uğraşan garsonlara. Gittik oturduk. Dakka bir hemen bir bayan garson yanımıza geldi. Mönüden istediklerimizi ısmarladık. Çok kısa bir sürede siparişlerimiz hazırdı. Keyifle kahvelerimizi içmeye başladık. Bir süre sonra bayan garson kahvelerden memnun kalığ kalmadığımızı sormaya geldi. Alışık değiliz ya, sevindirik olduk garson bizimle ilgilendi diye. Sonra bir iki kişi daha sordu aynı soruyu. Belli ki eğitimlerde özellikle öğretilmiş. Normalde daralır insan böyle üst üste aynı soruyu cevaplamaktan dolayı, ama biz çok memnun kalık. Ne de olsa açız böyle müşteri odaklı yaklaşımlara.

Uzun lafın kısası, Eskişehir pazarları bir dönüşüm içinde. Büyükler geldi ve oyunun kurallarını değiştiriyorlar. Hem hak ettiği değeri görmek hem de uygun fiyatlardan yararlanmak açısından, şimdilik tüketici bu işten kazançlı çıkacak gibi gözüküyor. Bakalım Eskişehir esnafı bu işten nasıl etkilenecek?

Entry filed under: Genel. Tags: .

İki güzel pencereden el eder, birin alsam birin intizar eder! Hızla büyüyen bir proje: Google bize logo yapsana

10 Comments Add your own

  • 1. Deniz  |  March 31, 2007 at 2:34 am

    hocam kanatlının üst kattaki sinema açıldı diye arı indirime gitti bile sinema lazımdı zaten şuraya adam gibi iyi oldu.

    Reply
  • 2. zeynepozata  |  March 31, 2007 at 8:52 pm

    Bence de…

    Reply
  • 3. huseyin  |  April 3, 2007 at 10:39 pm

    yazdıklarınız bundan 6 yıl önce üç yıl boyunca konyada yaşadıklarımı hatırlattı bana:) bu esnaflara özel eğitim verilmeli, konyaya eskişehirden önce açıldı alışveriş merkezleri ama esnaf düzeldi mi gerçekten merak ediyorum:) yeni alışveriş merkezinde keyifli dakikalar geçirmenizi dilerim:)

    Reply
  • 4. ihsan Hekimoğlu  |  April 5, 2007 at 10:18 am

    yabancılar bizim pazarımızı ele geçirecekler . Şu an 120 ye yakın alışveriş merkezi projesi var . Bunları ya yapıyorlar yada akmerkez cevahir örneğinde olduğu gibi yabancı fonlar aracılığıyla satın alıyorlar. Ufak işletmeler yok olacak. Türkiyede birlikte iş yapma kültürünün olmaması , bizim yokoluş sürecimizi hızlandıracak. Bu paraları bizim kara kaşımıza kara gözümüze yatırmıyor bu adamlar alışveriş merkezlerine .Tek amaçları bizim pazarımıza sahip olmak ve türk pazarını yerli kobi işletmelerinin elinden almak .Belki bizim çocuklarımız da bu kişilerin firmalarında az paralara çalışacaklar ilerde. Biz kendi ülkemizde kiracı olacağız arkadaşlar aklınızı başınıza alın .Biraraya gelin ve birlikte projeler geliştirin . Yoksa bunu biri sizin yerinize yapacak .Kendi pazarımıza sahip çıkamassan başka ülkelrin pazarlarında nasıl var olacağız sizce .

    Reply
  • 5. Berceste  |  April 17, 2007 at 2:11 am

    Sevgili Zeynep, şu hizmet meselesi var ya, sen sakın Bulgaristan’a gitme🙂 Otellerde çok acil verdiğin kahvaltı siparişi ancak 1 saatte önüne konulabiliyor! Suratlar beş karış…Öğle paydosu oldu mu bir tane çalışan bulana madalya veriyorlar…

    Ben de minik satıcıları desteklemekten yanayım, ne kadar kötü muamele etseler de. Yakasında ”sizin için varım” benzeri mesajlar taşıyıp, insanın suratına bir küfretmedikleri kalan Çarşı magazası çalışanları görmüşlüğüm de vardır. Rekabet iyidir ama yurtdışında yaşadıkça ve insanların kendi ülkesinin ürünlerini diğerlerine pahallı olmasına rağmen tercıh ettiklerini görünce, yerli malı, yurdum malı almalı, kullanmalı diyorum!

    Sevgiler…

    Reply
  • 6. zeynepozata  |  April 19, 2007 at 6:19 am

    Merhabalar Berceste,
    Uzun zamandır uğramıyordun buralara, öncelikle hoşgeldin. Bu noktada iki konuyu ayırmak gerekiyor diye düşünüyorum. Benim karşı olduğum şey ne küçük esnaf ne de yerli üretim. Küçük esnafın sahip olduğu zihniyet ve müşterisine davranış şekline kızıyorum ben. İyi esnaf müşterisinin kıymetini bilir. Hatta onlardan alışveriş ve pazarlığın ayrı bir tadı ve keyfi vardır. Ancak, Eskişehir esnafı bu konuda gerçekten kötü. Elbette aralarında istisnaları var ama, sayıları oldukça az. Benim temennim yok olmaları değil, rekabetin bu zihniyeti biraz olsun değiştirmesi.

    Ne yazık ki küçük esnafı destekleme fikrine çok katılamıyorum ve iyi olan kazansın diyorum. İyi olmak büyük olmayı ya da güçlü olmayı gerektirmiyor. Farklı ve kaliteli olmayı gerektiriyor. Örneğin, Eskişehir’in bir “Meşhur Helvacı”sı var. Adamın çarşı içinde ufacık bir dükkanı var. Helva dışında birşey satmıyor. Ama dükkanın önünde hep bir kuyruk oluyor. Akşam üç dört gibi de zaten helvası bitiyor ve dükkanı kapatıyor. O kapattıktan sonra ancak çevresindeki diğer helvacılar iş yapabiliyor.

    Nasıl olurlarsa olsunlar destekleyelim fikri pazarlarımızın kalitesini düşürür. Bu nedenle ben iyi olanı ödüllendirmekten yanayım.

    Bulgaristan uyarısı için teşekkürler. Ben yaklaşmayayım hiç oralara.🙂

    Reply
  • 7. muradu  |  May 3, 2007 at 9:11 am

    Gerçekten de eskişehir bunun gibi nice yerlere muhtaç. Benim gözlemlediğim yerlerden en önemlileri spor komplexleri ve bilgisayar satış mağazaları (carrefour gibi büyük olmalı, bimeks vs.gibi). Bunları neden kurmazlar ya da getirmezler eskişehire bilmem. 2 tane üniversitesi ve bi o kadar öğrencisi. Tanıtım mı eksik acaba?!?! Bunların müthiş bir cazibe merkezi olacaklarını aım gibi biliyorum. Şart böylesi. Ne e olsa genç nüfusumuz çok…

    Bi de ayrıyyetten belirtmek isterim ki;
    Blog isimlerimiz aynı. Benimki de blogistan. Tesadüfün böylesi… Ne garip bir rastlantı🙂

    Reply
  • 8. murside sen  |  May 12, 2007 at 1:34 pm

    8 mayıs 2007 tarihinde hediye etmek üzere aldığım bonzainin iki gün içinde kuruduğunu farkettim
    30 liravererek aldığım bu ürün için hediye ettiğim kişiye mahcup olduğumamı yanayım yoksa bu durumlarda tarafınızdan mağduriyetimi giderecek bir yöntem bulurmusunuz saygılar…

    Reply
  • 9. capari_83  |  December 12, 2010 at 1:38 pm

    Güzel paylaşım,teşekkürler

    Reply
  • 10. http://newquickweightlossdiets.com  |  March 20, 2012 at 6:24 pm

    What i do not understood is in truth how you are now not actually a lot more neatly-favored than you might be now. You’re so intelligent. You realize therefore significantly on the subject of this topic, produced me in my view believe it from a lot of numerous angles. Its like men and women are not interested unless it’s one thing to accomplish with Lady gaga! Your individual stuffs great. All the time maintain it up!

    Reply

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


"Uygulamaya elvermeyen teori anlamsız, teoriye dayanmayan uygulama ise kısırdır." Leonardo da Vinci

İletişim

Arşiv

Yakın Takip

Subscribe in NewsGator Online

Subscribe in Bloglines

Ziyaretçilerde Son Durum

  • 320,853 hits
free webpage counters

%d bloggers like this: