Selva Makarna: Ne yavan ne yabancı…

May 25, 2009 at 5:32 pm 6 comments

Selva Makarna, makarnanın tarifini değiştirdik dedi ve Uğur Yücel’li reklamlarla dikkatleri üzerinde topladı. Vallahi çok reklamvari bir giriş oldu ama uzun zamandır yazmıyorum, idare edin artık🙂

uguryucel

Şimdi diyeceksiniz ki niye durdun durdun da şimdi yazdın. Birden çok sebebim var. Açılma ve eski halime dönme çabaları diyelim evvela. Bir de tabii kampanya Selim Abi’nin. Beni de düşünmüş, unutmamış ve Selva makarnalarından denemem için koca bir paket yapıp göndermişler. Bir de bu aralar mutfağa çok düştüm. Zaten bloğun formatını biraz biraz değiştirsem mi diyordum ki Selva imdadıma yetişti. Neyse uzatmayalım, nihayet yazdım işte …

Gelen paketin içinden koca bir de tarif kitabı çıktı. Dedim, gideyim alışveriş yapayım da şu tariflerden birisini deneyeyim. Bir türlü denk gelmedi. Geçenlerde bir akşam evde yemek yok. Ne yapalım diye düşünürken Erkan (eşim) dedi ki aç bakalım bir Selva. Ben makarnayı pek sevmediğimden kırk yıl düşünsem aklıma gelmez akşam yemeği olarak makarna yemek. Eşimse makarnanın her türlüsüne bayılır. Efendim, çıkarttık kutudaki makarnaları döktük bizim mutfak masasının üzerine. Her paketin arkasında ayrı bir tarif ve fakat bizim evdeki malzeme sadece kıymalı makarna yapmaya yeterli. Dedik, diğer tarifler başka bahara ve başladık soğanları soymaya.

Deneme yapıyoruz ya, kıymalı makarna bile olsa tarifi bire bir takip ettik vallahi. Neyse uzatmayalım, kıymalı sosu hazırladık, sarımsakla yoğurdu karıştırdık, makarnayı haşladık… Sonunda hepsini biraraya getirdik ve oturduk makarnanın karşısına. Ne beklersiniz? Bildiğiniz kıymalı makarna, değil mi? Yok. Vallahi yok. Niye bilmiyorum ama pek bir tatlı geldi bu makarna bize. Utanmasak tabakları yalayacağız. Ya makarnasından, ya sosundan ya da açlıktan… Sebebi nedir bilmiyorum ama Selva, benim gibi makarna sevmeyen birisinden bile tam not aldı, helal olsun (Marka Konya’lı olduğundan bu konuda ben biraz abartıyor olabilirim ama Erkan da çok beğendi vallahi). Bu arada makarnaların hiç yapışmadığını da eklemeliyim. Süzdükten sonra hiç yağ koymadan sosuyla karıştırdım. Kalan makarnayı da Selva’nın söylediği gibi soslamadan dolapta sakladım. Biraz önce ısıtıp yoğurtla yedim, hala tam kıvamındaydı.

Image107

Selva makarnayı en azından bir kere deneyin derim ben. Gerçekten lezzet farkı varmış. “Senin damak tadın” dedikleri kadar varmış adamların.

Hem Selva hem de GENNA da emeği geçen herkesin ellerine sağlık.

Not: Fotoğrafı telefonla çekmek zorunda kaldığımız için çok kötü, ne olur kusura bakmayın. Makarnayı hazırladık, tam yiyeceğiz Erkan dedi fotoğrafını da çekelim öyle koy bloğa. İyi fikir dedim ama evin içinde fotoğraf makinesini bulamadık. Makarna soğuyacak diye de acilen telefonla çektik🙂

Entry filed under: Deneyimler, Kampanya, Pazarlama İletişimi. Tags: .

İhanet ne zaman başlar? Almanya’daki Türkler nasıl yaşıyor, nasıl tüketiyor?

6 Comments Add your own

  • 1. Arzu  |  May 26, 2009 at 2:39 pm

    Ben de bugün paketi aldım. Yazını da okuyunca hemen eve varıp, makarna yapasım geldi:)

    Reply
  • 2. enes39  |  June 12, 2009 at 8:48 am

    Hiç denemedim, ki yakın zamanda çıkıp almayı düşünüyorum.

    Reply
  • 3. FrmClub  |  November 7, 2009 at 7:56 am

    SelVa makarna Konyada üretildiği için ayriyeten bi gurur verici🙂

    Reply
  • 4. sessizliğin içinden  |  November 12, 2009 at 10:44 am

    paylasım icin tesekkürler…

    Reply
  • 5. Muhammed  |  January 11, 2010 at 1:38 pm

    Selva makarnayı yemedim ama yazınızı okuyunca bir pazarlama hatası dikkatimi çekti. (yani bence hata🙂 ) tariflerin makarnanın içerisinde olması, tarife uyulmasını zorlaştırıyor.

    Makarna yiyen insanlar genelde ya yemek yapmaya üşenmişlerdir, yada çok açlardır hemen yemek istiyorlardır. Müşteri alıyor makarnayı marketten eve geliyor, yav diyor makarna yapayım ayaklarım da şişti zaten🙂 paketi bir açıyor kıymalı yumurta, görüyor canı çekiyor bakıyor mutfağa yok. Halbuki pakete yapışmış bir şekilde, ufak bir kitapçık şeklinde veya başka bir şekilde olsa, müşteri o an marketten kıymasını da alacaktı belkide. Hem bu şekilde sizin diğer yazılarınızda geçen LONG TAIL’e de bir katkısı olurdu bir nevi…

    Naçizane fikirler, yanlışlıkla girdiğim bir site sonucu sitenize geldim. BU da bir long tail aslında😀😀 neyse abartmamak gerek =)

    Reply
  • 6. Devletşah, Selva reklamında  |  August 15, 2010 at 7:49 pm

    […] başında Selim Tuncer ve ekibi varmış diye duydum. Gerçi bu ekibe, bloggerlara giden hediye paketleri ve tarif kitaplarından nasiplenemediğimiz için bir miktar kırgınlığım vardı benim. Ama […]

    Reply

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


"Uygulamaya elvermeyen teori anlamsız, teoriye dayanmayan uygulama ise kısırdır." Leonardo da Vinci

İletişim

Arşiv

Yakın Takip

Subscribe in NewsGator Online

Subscribe in Bloglines

Ziyaretçilerde Son Durum

  • 321,028 hits
free webpage counters

%d bloggers like this: